Dr. Fzt. Engin Pülüm
Diyabet, vücudun kandaki şeker düzeyini kontrol etmekte zorlandığı kronik bir hastalıktır. Tip 1 diyabet, pankreasın yeterince insülin üretememesiyle; Tip 2 diyabet ise insüline karşı hücre duyarlılığının azalmasıyla oluşur. Tüm diyabet vakalarının %90’ından fazlasını Tip 2 diyabet oluşturur. Yaşam tarzındaki değişiklikler ve artan obeziteyle birlikte diyabetin dünya genelindeki yaygınlığı hızla artmaktadır. 2021 yılında dünya genelinde 529 […]
Multipl Skleroz (MS), genellikle 20-40 yaş arasında tanısı konan, ilerleyici bir nörolojik hastalıktır. Sinir hasarına bağlı olarak kas kuvveti azalabilir, denge bozulabilir ve yürüme yetisi etkilenebilir. Bu durum, bireyin günlük yaşamda bağımsızlığını kısmen veya tamamen kaybetmesine neden olabilir. MS’in kesin tedavisi yoktur; ancak ilaçlar semptomların kontrolü ve atak sonrası iyileşmeyi destekler. MS’te bireyden bireye değişen […]
Kalp ve akciğerleriniz sağlıklıysa yaşam kaliteniz yüksektir, ancak bu iki sistemden birinde sorun başladığında, günlük yaşamdaki bağımsızlığınız hızla kaybolabilir. Birbiriyle sıkı bir ilişki içinde olan solunum ve dolaşım sistemlerindeki hastalıklarda, bu iki sistemin yanı sıra kas-iskelet sisteminde de ciddi gerilemeler görülebilir. Vücuda alınan oksijenin azalması ve dolaşımın zayıflaması, dokuların yeterli oksijenlenmesini ve enerji üretimini olumsuz […]
Düşme, her ne kadar hasta ve yakınları için aniden gelişen travmatik bir sendrom gibi görülse de, aslında kas kuvveti ve dengenin zamanla kaybedildiği uzun bir süreçtir. Bu durumun farkında olan ileri yaştaki kişi ve yakınları bunun önlemini alabilir (“Yerçekimi ile olan kavgamız; düşmek” başlıklı yazımıza bakabilirsiniz). Yine de geç kalmış sayılmazsınız. Henüz ciddi bir düşme yaşamadıysanız, […]
Her yaşta ve cinsiyette görülebilen, nedeni tam olarak bilinmeyen ‘huzursuz bacak sendromu’ (HBS), özellikle dinlenme sırasında (otururken ya da yatarken) bacaklarda hissedilen rahatsızlık, huzursuzluk, karıncalanma, uyuşma veya tarif edilmesi zor bir hisle kendini gösterir. Kişi, bu durumu genellikle “bacaklarım kıpraşıyor”, “gıdıklanıyor”, “yanıyor”, “karıncalar geziyor” gibi ifadelerle tanımlar. Yaş ilerledikçe HBS’nin görülme sıklığı artar. Şikayetler özellikle […]
İnsan bedeninin 20’li yaşların ortasından itibaren fiziksel gelişimi yavaşlar ve durur. Özellikle kas-iskelet sistemimiz, dışarıdan ek çaba olmadığı takdirde, gerileme moduna geçer. Her yıl kas ve kemik kütlemizden %1’i civarında kayıplar yaşanmaya başlar. 40’lı yaşlara kadar fiziksel olarak aktif bir hayat sürdüğümüz için bu kayıpları telafi edebiliriz ya da bu kayıplar günlük yaşamda sorun oluşturacak […]
Yaşla birlikte diz eklem yüzleri aşınır (gonartroz) ve görevini yapmakta zorlanır. Bu durum yürümeyi güçleştirir, dizde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığına yol açar. Sonuç olarak kişinin yaşam kalitesi ve günlük yaşamdaki bağımsızlığı önemli ölçüde azalır. Eğer bu tablo ilaç, enjeksiyon veya fizyoterapi gibi yöntemlerle geri-döndürülemeyecek duruma gelmişse, diz protezi operasyonu kaçınılmaz hale gelir. Bu operasyonların başarı […]
Tendinit, kası kemiğe bağlayan kalın lifli kordonların iltihaplanmasıdır. Bu kordonlara tendon denir. Bu durum, eklemin hemen dışında ağrı ve hassasiyete neden olur. Tendinit, herhangi bir tendonda meydana gelebilir. Genellikle, omuzlar, dirsekler, bilekler, dizler ve topuklar çevresinde görülür. Çoğu tendinit, dinlenme, fizik tedavi ve ağrıyı azaltan ilaçlarla tedavi edilebilir. Uzun süreli tendon iltihabı, tendonun yırtılmasına neden […]
Kelime anlamı olarak hobi; kişinin işi, meslek çalışması, asıl uğraşı dışında, dinlendirici bir iş olarak yaptığı, oyalayıcı şey. Türkçesi için uğraşı, meşguliyet kavramlarını kullanıyoruz. Hobinin bizdeki karşılığı biraz yavan ve sığ kalıyor ve bu kelimeler tam olarak hobinin karşılığını veremiyor. “Hobi” kelimesinde, keyif alarak üretmek, dinlenerek çalışmak ve oyun var. 20. yüzyılda, oyunun insan gelişiminde […]
İleri yaştaki yürüyemeyen hastalarımda gördüğümde gözlerimi parlatan harekettir ‘otur-kalk hareketi’. Emeklemeye başlayan bebek aylarca bunun üzerinde çalışır, başarmak için yüzlerce kez düşer ve sonunda kalça-diz kontrolünü kazanarak, yürümenin önündeki en büyük engeli aşar. Çünkü, diz eklemini kilitleyen kuadriseps kası en geç gelişen kastır. Hatta, hastanın sandalyeden otur-kalk yeterliliğini ölçen bilimsel testler vardır. Kol-destekli/desteksiz sandalyede, seri […]