Dr. Fzt. Engin Pülüm
Yaşlanma, zamanla organik işlevlerin azaldığı doğal bir süreçtir. Bu süreçte uyku düzeni de önemli ölçüde değişir. Uykuya dalma ve uykuyu sürdürme yetisi azalırken, daha az derin ve daha kesintili bir uyku yaşanır. Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte, uyku düzenindeki değişiklikler daha belirgin hale gelir. Uyku bozuklukları, ileri yaş grubundaki bireylerin yaşam kalitesini, fiziksel ve zihinsel sağlığını […]
Her ne kadar sağlıklı bir yaşam sürdürülse de ileri yaştaki bir yakınınız bir nedenle kısa-süreli (4 haftadan az) veya uzun-süreli (4 hafta ve daha fazla) yatağa bağlı hale gelebilir. Kazalar ve kırıklar, diz veya kalça protezi operasyonları sonrası dönem, ileri evre demans (bunama) ve alzaymır, KOAH veya kalp hastalıkları (veya By-pass operasyonu sonrası) gibi pek […]
Aynı fizyoterapist ile yıllar süren takip, bağımsızlığınızı korumanın anahtarı olabilir. Bu trend aslında profesyonel sporcularla başladı. Elit düzeyde bazı sporcular, kulüp ya da takım fizyoterapistleri yerine kendi özel fizyoterapistleriyle çalışmaya başladı. Sakatlık süreçleri ve kişisel antrenman planları birebir takip edildi. Peki bunun anlamı ne? Aynı hekim, aynı psikolog, aynı kişisel antrenör ya da fizyoterapistle çalışan […]
Ortalama yaşam süresi ve tıbbi bakımın artmasıyla ileri yaşta fiziksel bağımsızlığını kaybetmiş yatağa bağımlı birçok hastanın bakımı göz ardı edilemez bir toplumsal ve bireysel yük haline geldi. Ne kurumlar ne de aileler böyle uzun süreli bakıma hazırlıklı olmadığı gibi, bunun üstesinden gelmek de kolay değildir. Yatağa bağımlı hastanın bakım sürecinde birçok zorluklar vardır. Böyle bir hastanın […]
Yaş ilerledikçe yürümenin yavaşlaması, görme/işitme sorunları, kalp-damar hastalıkları, demans ve nörolojik hastalıklar, kas ve dengenin azalması, bazı ilaçların kullanımına bağlı denge sorunları ve çalışma hayatının sona ermesi gibi faktörler kişiyi evde daha fazla zaman geçirmeye yönlendirir. Aslında dışarısı kadar evde de pek çok tehlike vardır. Ev kazaları, ileri yaştaki kişiyi hem hastanelik hem de yatağa […]
Geçmeyen sırt ve bel ağrıları ileri yaşlarda kader gibi görünse de, aslında büyük ölçüde önlenebilir ve tedavi edilebilir durumlardır. 60 yaş üstü 135.059 kişinin incelendiği bir çalışmada, bu yaş grubunda bel/sırt ağrısı görülme sıklığı %21 ile %75 arasında değişmektedir. Yaş ilerledikçe günlük aktivitelerdeki hareket miktarı; kas gücü kullanımı ve enerji harcaması azalır. Kas ve kemik […]
Dirsek altındaki tüm kaslar işlevsel bir el için kavrama kuvveti ve hareket açıklığı oluşturur. Yeni doğan bir bebekte, baş tutma ve yürüme kaslarının gelişmesi için aylar gerekirken, kavramayı sağlayan kaslar doğumdan itibaren güçlü ve işlevseldir. Kavramada görev alan kaslar, küçük ve yaralanmalara karşı hassastır. Ayrıca, bu kaslar yürüme kaslarının aksine, kullanılmadığında hızlıca zayıflar. Özellikle, ileri […]
Düşme, her ne kadar hasta ve yakınları için aniden gelişen travmatik bir sendrom gibi görülse de, aslında kas kuvveti ve dengenin zamanla kaybedildiği uzun bir süreçtir. Bu durumun farkında olan ileri yaştaki kişi ve yakınları bunun önlemini alabilir (“Yerçekimi ile olan kavgamız; düşmek” başlıklı yazımıza bakabilirsiniz). Yine de geç kalmış sayılmazsınız. Henüz ciddi bir düşme yaşamadıysanız, […]
İleri yaşlarda yalnızlık, sadece sosyalleşememekle açıklanamaz. Bu durum, fiziksel ve zihinsel sağlığın en hassas göstergelerinden biri olarak karşımıza çıkar. Sosyal izolasyon, bireyin sosyal aidiyet duygusunu ve başkalarına karşı sorumluluğunu yitirmesi, çok az sayıda ve niteliksiz sosyal temas kurması, ilişkilerde tatmin hissinin kaybolması olarak tanımlanır. Kuramsal olarak sosyal izolasyonun iki boyutu olduğu düşünülür: Duygusal izolasyon, diğerleriyle […]
İleri yaşta yürümenin yavaşlaması, sağlığın kötüleşmeye başladığının en önemli göstergelerinden biridir. Ancak çoğu zaman farkında olunmayan şey, bu sürecin kalça kırığından demansa hatta yatağa bağımlı hale gelmeye kadar uzanan ciddi sonuçlar doğurabileceğidir. Başlangıçta, kişi sık sık düşmeye başladığında bunu ‘sakarlık’ olarak yorumlayabilir ve önemsemeyebilir. Hatta çevresindekilere bile bahsetmez. Oysa osteoporoz (kemik erimesi), yüksek tansiyon ve […]