Dr. Fzt. Engin Pülüm
Kalp ve akciğerleriniz sağlıklıysa yaşam kaliteniz yüksektir, ancak bu iki sistemden birinde sorun başladığında, günlük yaşamdaki bağımsızlığınız hızla kaybolabilir.
Birbiriyle sıkı bir ilişki içinde olan solunum ve dolaşım sistemlerindeki hastalıklarda, bu iki sistemin yanı sıra kas-iskelet sisteminde de ciddi gerilemeler görülebilir.
Vücuda alınan oksijenin azalması ve dolaşımın zayıflaması, dokuların yeterli oksijenlenmesini ve enerji üretimini olumsuz etkiler. Bu durum, tüm sistemlerde genel bir gerileme sürecini başlatır.
Bu dönemde, hastalar nefes darlığı ve yorgunluktan kaçınmak için fiziksel aktivitelerini bilinçli veya bilinçsiz şekilde azaltabilir. Hareketliliğini azaltarak ve kalp ile akciğerlerini zorlamayarak stresten kaçınır.
Günlük yaşamındaki hareketliliğin azalması, hastayı yatağa ve tıbbi bakıma veya hastaneye daha bağımlı hale getirebilir.
Günlük yaşamında sağlığına dikkat eden ve düzenli egzersiz alışkanlığı olan kişiler, kalp-akciğer sorunları yaşamadan ileri yaşlara kadar ulaşabilir.
KOAH veya kalp hastalığı gelişen bireylerin hem tedavi süreçlerinde hem de operasyon sonrasındaki iyileşme dönemlerinde egzersiz çok önemlidir. Kaybedilen kalp-akciğer kapasitesinin, kas gücünün ve günlük yaşamdaki bağımsızlığının geri-kazanılmasında düzenli bir fizyoterapi ve egzersiz programı uygulanmalıdır.
Hastanın tıbbi ve fiziksel durumuna göre bir fizyoterapist gözetiminde yapılacak fizyoterapi ve egzersiz programından bu hastalar çok ciddi fayda görürler.
Kalp-akciğer hastalarında, bireysel ihtiyaçlara uygun olarak fizyoterapist tarafından belirlenen egzersizler şunları içerebilir:
– Solunum egzersizleri
– Yürüme eğitimi
– Kas kitlesini arttırıcı kuvvetlendirme egzersizleri
– Omuz, boyun ve sırt bölgelerini etkileyen duruş bozukluğuna karşı postür egzersizleri
– Eklemlerde gelişebilecek hareket kısıtlılıklarını önlemek ve düzeltmek için germe egzersizleri
Hekim onayı ile fizyoterapist tarafından hastaya uygun egzersiz programı düzenlenir. Erken dönemde bu egzersizler fizyoterapist gözetiminde yapılmalıdır. Daha sonraki dönemde hasta, egzersiz programını kendisi ve yakınlarının refakatinde sürdürebilir.
Hastanın fiziksel düzeyi ne olursa olsun, bu hastalar için fizyoterapi ve egzersiz programı düzenlenebilir.
Uygun fizyoterapi ve egzersiz programı ile bu bireyler hem beden hem zihin sağlıklarını geliştirebilir. Bunun tersi de geçerlidir: Fizyoterapi ve egzersiz almayan hastalar, hızla günlük yaşamlarındaki bağımsızlıklarını kaybedebilir ve yaşam kaliteleri önemli ölçüde düşer.
Kalp ve akciğer hastalıkları riskini azaltmak için koruyucu sağlık önlemlerine dikkat etmeli ve düzenli bir egzersiz alışkanlığını hayatınıza dahil etmelisiniz. Yine de bu hastalıklara yakalanırsanız, fizyoterapi ve egzersizin tedavinizin önemli bir parçası olduğunu unutmayın.