Dr. Fzt. Engin Pülüm
İleri yaştaki yürüyemeyen hastalarımda gördüğümde gözlerimi parlatan harekettir ‘otur-kalk hareketi’. Emeklemeye başlayan bebek aylarca bunun üzerinde çalışır, başarmak için yüzlerce kez düşer ve sonunda kalça-diz kontrolünü kazanarak, yürümenin önündeki en büyük engeli aşar. Çünkü, diz eklemini kilitleyen kuadriseps kası en geç gelişen kastır.
Hatta, hastanın sandalyeden otur-kalk yeterliliğini ölçen bilimsel testler vardır. Kol-destekli/desteksiz sandalyede, seri şekilde otur-kalk yapabilmek bir hastanın kalça-diz kaslarının kuvvet ve kondisyon yeterliliğinin göstergelerinden biridir. Bedenimizdeki kasların büyük çoğunluğu kalça ve diz eklemi çevresinde yer alır. Bunların zayıflaması doğrudan yürümeyi bozar, yavaşlatır veya yatağa/sandalyeye bağımlı hale getirir.
Yürüme kaybı, yalnızca inme veya kalça/diz protezi operasyonlarından sonra görülmez. Çeşitli dahili, nörolojik veya ortopedik hastalıklara bağlı uzun süreli hastane veya ev yatışları yaşayan hastalarda da yürüme kaybı gelişebilir. Böyle sağlık problemlerinden sonra, hastanın yürümeyi yeniden kazanması için uzun bir fizyoterapi süreci gerekebilir.
Hastanın yürümesine engel olan durum ortadan kalksa bile yine de yürüme yeteneği kaybedilebilir. Çünkü, uzun süren hareketsizlik döneminde, özellikle kas ve denge kaybı yürümenin kaybolmasının en önemli nedenidir.
Hastanızın yürümeye hazırlanmasında ilk adım desteksiz oturma ve bunun kazanılmasının ardından da destekli veya yürüteç yardımıyla, otur-kalk yeteneğini kazandırmak olmalıdır. Yürüteç desteğiyle de olsa, otur-kalk becerisini kazanan ve ayakta dizlerini kilitleyebilen hasta yürüme yolunda en önemli engeli atlatmış demektir.
Aynı durum, yaş-alma ile birlikte de görülür. Yatağa bağlayan bir sağlık durumu olmasa da bacak kaslarının zayıflaması ve dengenin bozulması ileri yaştaki kişinin yürümesini yavaşlatır, yürüme ahengini bozar ve düşme riskini arttırır. Bu kişiler için de otur-kalk egzersizi çok yararlıdır. Yapabilirse desteksiz, yapamıyorsa destekli veya yürüteçle, gün içinde bol bol bu egzersizi yapmalıdır.
Bacak kaslarımızı güçlü tutmak, yürüme hızımızı ve dengemizi korumak ileri yaştaki sağlığımızın önemli göstergelerindendir. İleri yaşta, düzenli egzersiz yaparak kas-iskelet sisteminin sağlığımızı korumak ve geliştirmek, mevcut yaşam kalitemizin ve günlük yaşamdaki bağımsızlığımızın devamı için elzemdir. Siz de her gün en az 30 dakikanızı kas kuvvet ve güç antrenmanına ayırmayı alışkanlık haline getirin. Bu alışkanlığın size kazandıracaklarına paha biçilemez.