Dr. Fzt. Engin Pülüm
Yüz felci, yüz kaslarını hareket ettiren sinirin (fasiyal sinir) hasar görmesiyle oluşur. Bu durum, yüzün bir ya da her iki tarafında mimik kaslarının zayıflaması ya da tamamen çalışmaması şeklinde kendini gösterir. Felç geçici olabileceği gibi kalıcı da olabilir. Yüz felcinin nedeni genellikle sinirin iltihaplanması, travma, inme (felç) veya tümörlerdir. Bazı durumlarda ise net bir neden […]
Yaygın olarak “topuk dikeni” olarak bilinen bu durum, topuk kemiğinde kemiksi bir çıkıntının oluşmasıyla karakterizedir. Bu diken benzeri oluşumlar, topuğun arkasında veya tabanında yer alabilir. Topuk dikeninin nedenleri kesin olarak bilinmese de, en yaygın görüş; taban dokusunun (plantar fasyanın) kemiğe bağlandığı bölgede tekrarlayan mikro travmaların zamanla küçük yırtıklara neden olduğu, bu yırtıkların iyileşmeye çalışırken inflamasyon […]
El parmakları, bükme ve açma hareketlerini tam bir hareket aralığında serbestçe gerçekleştirebilir. Bu hareketler, kas gücünün yanı sıra tendonların içinden geçtiği kasnak benzeri yapılar sayesinde mümkün olur. Tetik parmak genellikle üçüncü veya dördüncü parmağın kasnağının iltihaplanması ve daralması sonucu oluşur. Başparmakta meydana geldiğinde “tetik başparmak” olarak adlandırılır. Tendon kılıfı ile tendonlar arasındaki boyut farkı, iki […]
Diyabet, vücudun kandaki şeker düzeyini kontrol etmekte zorlandığı kronik bir hastalıktır. Tip 1 diyabet, pankreasın yeterince insülin üretememesiyle; Tip 2 diyabet ise insüline karşı hücre duyarlılığının azalmasıyla oluşur. Tüm diyabet vakalarının %90’ından fazlasını Tip 2 diyabet oluşturur. Yaşam tarzındaki değişiklikler ve artan obeziteyle birlikte diyabetin dünya genelindeki yaygınlığı hızla artmaktadır. 2021 yılında dünya genelinde 529 […]
Parkinson hastalığı (PH) genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan, hareketlerde yavaşlama (bradikinezi), istirahat halindeki titreme ve kaslarda katılık gibi motor belirtilerle kendini gösteren ilerleyici bir nörolojik hastalıktır. Alzaymır’dan sonra en sık görülen ikinci nöro-dejeneratif hastalıktır ve dünya genelinde en hızlı artış gösteren nörolojik bozukluktur. Parkinson’un Belirtileri – Titreme (Tremor): Genellikle bir tarafta başlar, istirahatte görülür ve […]
Yaşlanma, zamanla organik işlevlerin azaldığı doğal bir süreçtir. Bu süreçte uyku düzeni de önemli ölçüde değişir. Uykuya dalma ve uykuyu sürdürme yetisi azalırken, daha az derin ve daha kesintili bir uyku yaşanır. Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte, uyku düzenindeki değişiklikler daha belirgin hale gelir. Uyku bozuklukları, ileri yaş grubundaki bireylerin yaşam kalitesini, fiziksel ve zihinsel sağlığını […]
Boyun, omurganın en hareketli bölümü olup ince omurlar, güçlü bağ dokuları ve kaslarla çevrilidir. Boyun kasları hem başın ağırlığını taşır ve dengeler hem de çoğunlukla gözlerin bakmak istediği yöne doğru başı yönlendirir. Bu görevler için, boyun çevresindeki bu çok sayıda kas hızlı, koordineli ve yeterli kuvvette çalışmak zorundadır. Bu karmaşık yapının herhangi bir noktasındaki aksama, […]
Belde kanal darlığı (BKD), diğer adıyla ‘lomber spinal stenoz’, omurga içinde sinirlerin geçtiği kanalın daralması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Genellikle omurgayı içten destekleyen bağ dokularının kalınlaşmasıyla oluşur. Bu daralma sinirlere baskı yaparak bel ve bacaklarda ağrı, kas zayıflığı, uyuşma ve bazı ileri vakalarda idrar kaçırma gibi şikayetlere yol açabilir. İleri düzey BKD’de cerrahi gerekebilirken, […]
Her ne kadar sağlıklı bir yaşam sürdürülse de ileri yaştaki bir yakınınız bir nedenle kısa-süreli (4 haftadan az) veya uzun-süreli (4 hafta ve daha fazla) yatağa bağlı hale gelebilir. Kazalar ve kırıklar, diz veya kalça protezi operasyonları sonrası dönem, ileri evre demans (bunama) ve alzaymır, KOAH veya kalp hastalıkları (veya By-pass operasyonu sonrası) gibi pek […]
Multipl Skleroz (MS), genellikle 20-40 yaş arasında tanısı konan, ilerleyici bir nörolojik hastalıktır. Sinir hasarına bağlı olarak kas kuvveti azalabilir, denge bozulabilir ve yürüme yetisi etkilenebilir. Bu durum, bireyin günlük yaşamda bağımsızlığını kısmen veya tamamen kaybetmesine neden olabilir. MS’in kesin tedavisi yoktur; ancak ilaçlar semptomların kontrolü ve atak sonrası iyileşmeyi destekler. MS’te bireyden bireye değişen […]