Dr. Fzt. Engin Pülüm
Aynı fizyoterapist ile yıllar süren takip, bağımsızlığınızı korumanın anahtarı olabilir.
Bu trend aslında profesyonel sporcularla başladı. Elit düzeyde bazı sporcular, kulüp ya da takım fizyoterapistleri yerine kendi özel fizyoterapistleriyle çalışmaya başladı. Sakatlık süreçleri ve kişisel antrenman planları birebir takip edildi.
Peki bunun anlamı ne?
Aynı hekim, aynı psikolog, aynı kişisel antrenör ya da fizyoterapistle çalışan sporcular; daha az sakatlanıyor, daha hızlı sahalara dönüyor ve daha başarılı oluyorlar.
Aslında hem bilimsel araştırmalar hem de kendi tecrübelerim gösteriyor ki, ileri yaşta da aynı fizyoterapist tarafından uzun yıllar takip edilen kişiler; herhangi bir sağlık sorunu sonrası çok daha hızlı şekilde ağrısız ve bağımsız hale gelebiliyorlar.
İleri yaş fizyoterapisinde en önemli prensiplerden biri, dikkatli yaklaşmak ve aşırı müdahaleden kaçınmaktır. Hedefimiz, her zaman “tam iyileşme” değil, hastalık öncesi seviyeye dönmek ve günlük yaşamda bağımsızlığı koruyabilmektir.
Bu yaş grubunda kas, kemik, hatta cilt bile müdahalelere karşı daha hassastır. Tanıdık bir fizyoterapist tarafından izlenmek, hem iyileşme sürecini hızlandırır hem de yeni yaralanmaların riskini azaltır.
Bahsettiğim fizyoterapist yalnızca “tanıdık” biri değil, aynı zamanda sizin sağlıklı olduğunuz dönemde de bedeninizi tanıyan, takip eden ve gerektiğinde sizi yönlendiren bir uzmandır. Adeta bir fizyoterapi koçu gibi…
Çünkü ileri yaşta gelişen sendromlar ve sakatlıklar hızlıca kötüleşebilir. Geç veya hatalı bir müdahale, kişinin bağımsızlığını kaybedip eve ya da yatağa bağımlı hale gelmesine neden olabilir.
Sanılanın aksine, bu tür bir hizmet; her sağlık sorunu yaşandığında yeniden tedavi almaktan daha kısa süreli, daha az maliyetlidir. Küçük sorunlara erken müdahale edilir, düşme, kas erimesi (sarkopeni), protez ihtiyacı gibi ciddi risklere karşı önlem alınabilir.
Ayda bir düzenli görüşmeyle, bir telefon uzaklığındaki kişisel fizyoterapist sayesinde ileri yaşlar çok daha güvenli ve bağımsız geçirilebilir.