Dr. Fzt. Engin Pülüm
Ayak, 26 kemikten oluşan, parmak kısmı hariç diğer kemikleri arasındaki eklemleri çok az
hareketli, sert yapıya sahip bir organdır.
Evrim sürecinde atalarımız ağaçlarda yaşadığı için kara hayvanları gibi sert tabanlı veya
tırnaklı bir ayak yerine yumuşak tabanlı ve dalları da tutabilen el benzeri ayaklar geliştirdik.
Daha sonra homo-sapiens ağaçta yaşamı terkedip yerde ve iki ayak üzerinde yaşamaya
başlayınca yürüme temel bir ihtiyaç haline geldi. Başparmak kısalarak diğer parmaklarla
hizalandı. Böylece ayaklar tutuş özelliklerini kaybederek, zeminin sert yapısına ve şoklarına
dayanıklı bir temel yürüme organına dönüştü.
Ayaklarımızı yaşamın ikinci yılından başlayarak ölüme birkaç ay kaĺıncaya kadar kesintisiz bir
şekilde kullanabilir hale geldik. Hatta, evrimsel olarak o kadar başarılı bir organ geliştirdik ki,
pek çok insan, yaşamı boyunca hiç ayaklarını düşünmeden, tedaviye ihtiyaç duymadan iki
ayak üzerinde bir ömür geçirebiliyor.
Bu kadar harika olmasına rağmen ayaklar en az ilgi gören organlarımızdır. Kırık, çıkık gibi
travmatik olaylar veya diyabetik/ nöropatik ayak, romatizma, ayak şekil bozuklukları gibi
kronik durumlar gelişmedikçe ayaklarımıza hiç ilgi göstermiyoruz. Ayakların görevini uzun
yıllar layıkiyle yapabilmesi için bizden istedikleri aslında çok azdır. Sadece bunlara dikkat
ederek bu kıymetli organları ömrümüzün sonuna kadar sağlıklı ve verimli bir şekilde
kullanabiliriz.
Her gün düzenli yürüyüş yapmaya çalışın.
Gün sonunda ayaklarınızı mutlaka sıcak olmayan bir suyla yıkayın ve iyice kurulayın.
Tırnaklarınıza dikkat edin ve düz kesim yapın.
Kuru bir cildiniz varsa (veya ileri yaşta) ayaklarınızı düzenli olarak nemlendirin.
Ayaklarınızda fark ettiğiniz nasır, morluk, yara gibi değişiklikleri hemen tedavi ettirin.
Yumuşak tabanlı ayakkabı ve günlük pamuklu çorap kullanın.
Aşırı kilo almaktan kaçının.
1 Yorum
Mustafa Serdar Keleş 16 Mart 2025