Dr. Fzt. Engin Pülüm
Günümüz insani (homo-sapiens), doğadaki en güçlü primat (maymungiller) değildi. Bizi diğer primatlar içinde en başarılı kılan ve tüm dünyaya uyum sağlayacak şekilde yayılabilmemizi sağlayan şey gelişmiş beynimiz de değildi. Doğa karşısında günümüz insanını bu kadar başarılı kılan en önemli becerimiz organizasyon yeteneğimizdir.
İnsan toplumunda organizasyon, tek başına işleyen, ruhsuz, kapitalist bir süreç demek değildir. Aslında bahsettiğimiz organizasyon, toplumun bireylerini samimi bir şekilde birbirine bağlayan, topluluğun çıkarını bireysel çıkarın üstünde tutan ve bunu yaparken de beynin her bireyi hormonal olarak da ödüllendirdiği karmaşık bir sistemdir. Her ne kadar sürü yaşamı süren hayvan topluluklarında da benzer davranış modelleriyle karşılaşsak da insan topluluklarının başarısı eşsiz, uygulanma biçimi karmaşıktır.
Bahsettiğimiz organizasyon tipi, ilkokul kitaplarında da anlatılan, köy yaşamının temel yardımlaşma biçimi olan “imece”dir. Burada toplumun iyiliği bireyin üstündedir ve böylece toplumsal iyilik üzerinden bireyin yaşamı da önemli ölçüde iyileştirilir.
Süreç, “2+2=4” kadar net değildir. Amaç ve eylem tamamen toplumun iyiliği için planlanır ve yapılır. Ama, çalışmalar gösteriyor ki, bu süreçten birey de çok üst düzeyde fayda görüyor. Özellikle emeklilik sonrasındaki ileri yaşta kişilerde, üretken çalışma hayatından ve sosyal iş çevresinden ayrılmanın metabolizma üzerinde pek çok olumsuz etkileri vardır. Fiziksel ve zihinsel kapasitemiz düşer, sosyal çevremiz daralır, hastalıklara karşı daha savunmasız hale geliriz. Bunların her biri ile ayrı ayrı mücadele etmek için çok ciddi emek ve para harcarız. Yine de, bu alanlardaki kayıpları durdurmak veya iyileştirmek çok zordur.
İşte, tek başına resmi-gönüllülük, yani bir hayır kurumuna kayıtlı olarak düzenli gönüllülük faaliyetleri içinde bulunmak, tüm bu kayıpları engelleyebilir ve hayatımızda önemli iyileşmeler sağlayabilir. Resmi-gönüllülük organizasyonu içinde bulunmakla, daha fazla fiziksel aktivitede yaparız, beynimizi daha yoğun kullanırız ve etkileşim içinde olacağımız büyük bir sosyal ağa sahip oluruz.
Bu üç alanda, fiziksel-zihinsel-sosyal, aktif olmak bizi bir çok hastalıktan korumanın yanında, huzur ve mutluluk da sağlayarak yaşam kalitemizi ve tatminimizi de arttıracaktır. Uzun, sağlıklı ve mutlu bir yaşam için resmi-gönüllülük alanına adım atın…