Dr. Fzt. Engin Pülüm
Kas-iskelet sistemimizin en işlevsel aynı zamanda en hassas yapısı el el-bileği kompleksidir. Ortalama 400 gram olan el, çok yoğun kas, kemik, sinir, damar ve farklı yumuşak dokulardan meydana gelir.
El işlemeye başlayınca, bütün kol yapısı, gövde ve beyin ele odaklanır. El-bileği burada el ile bedenin geri kalanı arasında çok önemli bir kavşak görevi görür. El-bileğindeki en küçük bir sorun elde ciddi işlev kayıpları ve ağrı oluşturabilir.
Karpal tünel sendromu (KTS) ile kastettiğimiz, elin hareketinden sorumlu üç sinirinden biri olan median sinirin bileğin iç tarafında bulunan yarı-açık kemik kanalda çeşitli sebeplerle baskıya maruz kalmasıdır. Vücutta en sık görülen sinir sıkışma sendromudur. Bilekte ağrı ve uyuşmaya ek olarak, kas zayıflığı, kavrama kuvvetinde ve el-bileği hareketlerinde azalma da görülebilir.
KTS gelişmesinde genetik yatkınlığa ek olarak, klavye kullanarak çalışmak veya makine kullanmak gibi yoğun tekrarlı işler yapmak, obesite, hipotiroid, travma, tümör, romatizma ve hamilelik gibi sebepler etken olarak gösterilmiştir.
KTS erken dönemde farkına varıldığında, sinire basıyı ve el-bileği bükülme açısını azaltan, uygun klavye ve masa kullanımı gibi ergonomik düzenlemeden ve tekrarlayan hareketlerin azaltılmasından yarar görülebilir.
Daha ileri vakalarda, cerrahi-dışı uygulama olarak; ilaç tedavisi, B6 vitamin desteği, enjeksiyonlar ve ortez kullanımı önerilir.
Yukarıdaki uygulamalardan yarar görmeyen ve sinir hasarı başlayan durumlarda kalıcı tedavi olarak, median sinirin rahatlatılacağı kanal gevşetme operasyonu önerilir.
KTS’nun fizyoterapisinde, öncelikli olarak çalışma ortamının ve el aktivitelerinin ergonomik olarak düzenlenmesini gerektiren öneriler olmalıdır. Erken ve hafif vakalarda bu küçük değişikler önemli fayda sağlayabilir.
Daha ileri vakaların fizyoterapisinde, bilekteki yumuşak doku, bilek kemikleri ve median sinire yönelik hareketler uygulanabilir. El-bileğini destekleyen istirahat ateli önerilir.
Fizyoterapi ve ergonomik düzenlemeden sonuç alınamayan, geçmeyen ve sürekli devam eden uyuşma ve karıncalanma durumlarında geç kalınmadan uygulanacak cerrahi müdahale güvenli ve kalıcı bir çözümdür. Cerrahi sonrası iyileşme döneminde, hem eklem açılarının hem de kas kuvvetinin geri-kazanılmasında fizyoterapi gereklidir.
KTS, yalnızca ağrılı bir durum değil aynı zamanda el fonksiyonunu ve günlük yaşamdaki bağımsızlığı etkileyen önemli bir sağlık sorunudur, ciddiye alınmalı ve hızlıca tedavi edilmelidir.