Dr. Fzt. Engin Pülüm
Boyun, omurganın en hareketli bölümü olup ince omurlar, güçlü bağ dokuları ve kaslarla çevrilidir. Boyun kasları hem başın ağırlığını taşır ve dengeler hem de çoğunlukla gözlerin bakmak istediği yöne doğru başı yönlendirir. Bu görevler için, boyun çevresindeki bu çok sayıda kas hızlı, koordineli ve yeterli kuvvette çalışmak zorundadır.
Bu karmaşık yapının herhangi bir noktasındaki aksama, boyun bölgesinde ağrılı belirtilere yol açabilir. Boyun bölgesindeki sorunları sayacak olursak:
– Kas ve duruş bozuklukları: kas spazmları, zayıflık, postür bozuklukları, hareket kısıtlılıkları
– Disk ve omur problemleri: fıtık, spondiloz, artroz, spinal stenoz (kanal darlığı)
(Burada boyun ağrısına sebep olan kırıklardan kansere pek çok acil ve hayati durumu saymadım, bunların tıbbi müdahalesi erken dönemde fark edilip yapılmaktadır).
Boyun şikayetlerinde genel olarak yaş, cinsiyet, meslek, genetik, sigara, spor gibi pek çok faktör etkilidir.
Toplumun büyük bir çoğunluğu yaşamı boyunca en az bir kez boyun ağrısı deneyimlemektedir. Boyun ağrı ve semptomlarında cerrahi-dışı tedavi yöntemleri genel olarak şunlardır:
– İstirahat
– Buz veya ısı kompres
-Yumuşak bir boyunluk. Bir boyunluk boynunuzu desteklemeye ve hareketsizleştirmeye yardımcı olur.
– Yorucu veya rahatsız edici fiziksel aktivitelerden kaçınmak
– Fizyoterapi
– İlaçlar
Boyun kaslarımız, uyanık olduğumuz sürece gün boyu aktiftir. Bu kasların yeterli kuvvet ve esneklikte olmaması hem kassal hem de omurga ve disk hasarına bağlı sinir basısı şikayetleri ortaya çıkarır.
Özellikle ileri yaşta kas ve kemik doku kayıpları ile beraber ciddi boyun şikayetleri görülür. İleri yaşta uygulanan boyun ve bel cerrahilerinde genellikle amaç, ağrıyı azaltmak ve ilerleyici hasarı sınırlamaktır. Ancak bu operasyonlar hareket kabiliyetini sınırlayabilir. Bu da genellikle omurların sabitlenmesiyle sağlanır. Bu da yaşam kalitesi ve bağımsızlığınızı önemli oranda düşürebilir.
Peki, ileri yaşlarda boyun şikayetlerinizin cerrahi düzeye ulaşmasını engellemek veya geciktirmek için neler yapabilirsiniz?
Bunun için en başta bu konuda bir farkındalık geliştirmeli ve boyun sağlığı ile ilgili bilimsel okumalar yapmalı ve konunun uzmanlarından kendinize özel tavsiyeler almalısınız. Yine de kabaca fizyoterapi penceresinden önlemek amacıyla neler yapılabilir bakalım:
– İyi bir postür (duruş) edinin; bunun için size özel bir postür eğitimi almalısınız. Baş, omuzlar, üst gövdenin pozisyonu ile yürüme, oturma ve çeşitli aktiviteler sırasındaki beden pozisyonlarınız incelenmeli ve hatalar belirlenerek bunlara yönelik tavsiye ve egzersizler almalısınız.
– Yeterli kassal kuvvete sahip olun; özelikle boyun, sırt ve omuz kasları yeterli güç ve kuvvete sahip olmalıdır.
– Spor veya bedensel aktiflik içeren bir hobiye sahip olun; günlük yaşamda boyun kasları tüm gün aktiftir. Sadece düzenli egzersiz yetmez; boyun kaslarının farklı pozisyonlarda da çalışmaya alışık ve dayanıklı olması gerekir.
– Ergonomik çevre düzenlemesi; özellikle masa başında veya sürekli kol gücüyle çalışan kişiler, boyun sorunları ve sakatlık yaşamamak için, yaşam alanlarını ergonomik ilkelere göre düzenlemeleri gerekir.
– Uygun yastık ve kaliteli uyku; geceleri hem boyun kaslarının gevşeyebilmesi hem de boynun doğal kavsinin korunması önemlidir. Kaliteli bir uyku da boyun sağlığı için önemlidir.
– Erken müdahale; bu bölgede oluşan her ağrı kötüleşebilecek bir sürecin başında bizi uyaran bir işarettir. Bu dikkate alınmalı ve sorun büyümeden tedavi edilmelidir.
Boyun ağrısı, yaşam kalitenizi ve günlük yaşamdaki bağımsızlığınızı ciddi oranda etkileyebilir. Genç yaşlardan itibaren boyun sağlığınıza dikkat etmeli, risklerden uzak durmalı ve ileri yaşta boyun sağlığınızı sürdürebilmek için de hazırlıklı olmalısınız.